İçeriğe geç

Hakkımızda

Çelik yapıyı daha güvenli, daha hafif ve doğaya daha az yük bindiren bir yapım biçimine dönüştürmek için yola çıktık.

Core Steel, çelik yapıyı daha güvenli, daha hafif ve doğaya daha az yük bindiren bir yapım biçimine dönüştürmek için kuruldu. Alışılmış çelik yapı anlayışı uzun yıllar tek bir denklem üzerine kuruldu: daha çok malzeme, daha çok işçilik, daha uzun şantiye. Biz bu denklemi baştan yazdık — güvenlikten zerre kadar ödün vermeden.

Bir yapının çevreye maliyeti yalnızca kullandığı enerjiyle ölçülmez; temelinden çatısına kadar tükettiği hammadde, sahada geçirdiği süre ve ömrünü tamamladığında geriye bıraktığı şeyle ölçülür. Galvanizli çelik bu üç kalemde birden kazandırır: profil fabrikada milimetrik çekilir, sahaya taşınan fazlalık ve dolayısıyla saha atığı en aza iner, yapı ömrünü tamamladığında çelik yeniden çeliğe döner. Doğal kaynağı tüketmek yerine döngüde tutmak bizim için bir slogan değil, malzemenin kendi özelliğidir.

Ürettiğimiz her sistem uluslararası yönetmeliklere göre hesaplanır. Deprem, rüzgâr, kar ve korozyon bir yapının ömrünü belirleyen gerçek yüklerdir; dördü de hesap masasında tek tek karşılanır, hiçbiri montaj sırasında telafi edilmeye bırakılmaz. Gelişmiş ülkelerde on yıllardır tercih edilen bu yapım biçimi çetin iklimlerde kendini çoktan kanıtladı — bize düşen, onu yapının kurulacağı coğrafyanın şartlarına göre doğru kurmaktır.

Galvanizli çelik bizim için yalnızca taşıyıcı bir iskelet değil, aynı zamanda mimari bir dildir. Açıklık, ışık ve cephe oranları taşıyıcı sistemle birlikte tasarlandığında ortaya sonradan güzelleştirilmiş değil, baştan doğru kurulmuş bir yapı çıkıyor. Endüstriyel bir yapının kapalı bir kutu olmak zorunda olmadığını, bir konutun da prefabrik görünmek zorunda olmadığını her projede yeniden gösteriyoruz.

Yatırım maliyeti bizde sonradan pazarlığı yapılan bir başlık değil, tasarımın ilk gününde masaya konan bir ölçüttür. Doğru profil kesiti, doğru açıklık ve doğru montaj sırası bir araya geldiğinde maliyet malzemeden kısılarak değil, mühendislikle düşer. Güvenlik payı hiçbir koşulda bu hesabın değişkeni değildir; kısılacak bir yer arıyorsak orası değildir.

Avantaj sahaya varmadan, daha yolda başlıyor. Hafif çelik, aynı kapalı alan için ağır sistemlere göre belirgin biçimde daha az hacim ve tonaj demektir; nakliye kalemi yatırımın ilk gününden itibaren hafifler. Yapı fabrikadan tıra ya da konteynere paketlenmiş hâlde çıkar — taşıma sonradan çözülecek bir sorun değil, çözümün kendi parçasıdır.

Paket çözümlerimiz de tam bu yüzden var: numaralanmış parçalar, sırası belli birleşimler ve her parçanın nereye ait olduğunu tarif eden bir montaj dosyası. Yapı, bizim ekibimizin bulunmadığı bir ülkede de kurulabilsin diye tasarlanıyor; birleşimler cıvatalı, talimat çizimle anlatılıyor, süreç tekrarlanabiliyor. Bugün ihracat yaptığımız ülkelerde ayakta duran yapılar bu düzenin sonucudur.

Özetle: mühendisliği ağırlaştırmadan güçlendirmeyi, maliyeti güvenlikten kısmadan düşürmeyi ve yapıyı doğaya borç bırakmadan kurmayı iş edindik. Bize gelen bir yatırımcının aldığı şey bir çelik yığını değil; hesabı yapılmış, üretimi planlanmış ve montajı sonuna kadar düşünülmüş bir yapıdır.